Search
  • Murat Turgut Minar

TCK 106 KAPSAMINDA TEHDİT SUÇUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Updated: Feb 9

Tehdit bir kimseyi korkutmak ve gözdağı vermek için gerçekleştirilen söylem ve eylemlerin genel tanımıdır. Tehdit suçu ise Türk Ceza Kanununun 106. Maddesinde “hürriyete karşı işlenen suçlar” başlığı altında değerlendirilmiştir.


Gerçekten de kanunun gerekçesinde de “tehdidin koruduğu hukuki değer kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.”


Hür bir şekilde karar verebilme ve kararı hayata geçirebilme hürriyeti insanlığın sahip olduğu en temel özgürlüklerdendir. Kişinin karar verirken baskı ve/veya müdahale olmaksızın özgür davranabilmesi temel prensiptir. Kişinin toplumda var olması ve kendini gerçekleştirebilmesi için özgürce karar vermesinin engellenmemesi gerekir. 

Türk Ceza Kanunu tehdit suçu ile kişinin iç huzuru ve hukuksal güvenlik duygusunu korumayı amaçlamıştır. 


SUÇUN UNSURLARI

Tehdit suçu niteliği itibariyle herkes tarafından işlenebilir. Tehdit suçunun işlenmesi sonucunda haksız menfaat sağlayan tüzel kişiler de güvenlik tedbirlerine maruz kalır. (TCK m.111)

Tehdit suçunun mağduru ise belirli bir kişi veya belirlenebilir bir kişi olmalıdır. Toplumun tamamını yahut bir kısmını hedef alan “tehdit” fiilleri TCK m.213’de düzenlenen “hak arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu” yönünden değerlendirilecektir.


Tehdit konusu kötülük yahut haksızlığın mutlaka suçun mağdurunu hedef alması gerekmemektedir. Nitekim kanun maddesinde “kendisinin veya yakınının” ifadesi bunu işaret etmektedir. 



Yargıtay’a göre; “beni katil mi edeceksiniz”,”elimden bir kaza çıkacak”, “çocuklarımın başına bir şey gelirse sana soracağım”,” “ben ne kadar yanarsam sen iki kat yanarsın, benden demesi" şeklindeki sözlerin tehdit olarak kabul edildiği görülmektedir. 

Tehdidinin kişinin veya yakınının hayatına, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği hususunda olması gerekmektedir.Tehdit suçunun bu hali şikayete tabi  değildir. Bu halde kanun 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını işaret etmiştir. Mal varlığına zarar vereceğinden yahut sair bir kötülük yapacağından bahisle gerçekleşen tehdit eylemi ise kanunda daha az cezayı gerektiren hal olarak görünmektedir.Bu halde ise 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilmektedir. Tehdit suçunun daha az cezayı gerektirir bu hali şikâyete tabidir.


Tehdit suçunun bir diğer unsuru da tehdit eden kişinin tehdit konusunu yapabilecek durumda olmasıdır. Nitekim Yargıtay bu hususta;” işlem yapmak isteyen polis memuru mağdura hitaben "seni sürdürürüm" diyerek tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı”  (Yar.18.CD. 2016/16118 E. Ve 2019/28 K.) kararı ile gerçekleşme ihtimali olmayan hususlarla ilgili olarak suçun oluşmadığını işaret etmiştir.


Kanuna göre suçun silahla işlenmesi, tanınmayacak bir halde,imzasız mektupla yahut özel işaretlerle işlenmesi,birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi yahut  var olan ya da var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi nitelikli hal olarak sayılmıştır. Nitelikli hallerde ceza miktarını kanun 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak işaret etmiştir. 



YARGILAMA USULÜ

Ceza Muhakameleri Kanununun 253. Maddesi hükmü uyarınca tehdit suçu nitelikli hali dışında uzlaştırmaya tabidir.  Yine son yasal değişiklik ile birlikte CMK m.251 işareti ile bu suça ilişkin yargılamalar yine nitelikli hali dışında “basit yargılama usulü” ile yani iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin takdirine bağlı olarak duruşma yapılmadan evrak üzerinde yürütülen bir muhakeme ile yapılır.

Tehdit suçunun daha az cezayı gerektirir hali olan “Mal varlığına zarar vereceğinden yahut sair bir kötülük yapacağından bahisle gerçekleşen tehdit eylemi” şikâyete tabi olduğundan şikâyet süresi eylemin gerçekleşmesinden itibaren 6 aydır.  

Tehdit suçunun mağduru ceza davası ile birlikte manevi tazminat davası da açabilir. Bu halde ise yerleşik Yargıtay görüşüne göre ceza davası bekletici mesele yapılacak ve tazminat davası ceza yargılamasının sona ermesi ile birlikte görülecektir. (Yar. 4.Hukuk Dairesi 2012/16126 E. Ve 2013/15703 K.)



5 views0 comments

Recent Posts

See All

İletişim

minar-01.png

Mansuroğlu Mah. 295/2 Sok. No: 1 A Blok No: 218 Ege Sun Plaza Bayraklı - İZMİR  

Tel.  (0232) 461 79 49

© 2023 by Minar Hukuk Ve Danışmanlık. 

Bu web sitesinin amacı reklam yapmak değildir. Sadece bilgilendirme amaçlı olarak müvekkillerimize veya hukuk alanında faaliyet gösteren diğer ilgililerine bilgi ortamı sağlamaktır. Site içerisinde ki makalelerden meslektaşlarımız her zaman savunma argümanı olarak faydalanabilirler. Ancak yazının tamamının yahut bir kısmının üçüncü kişilerce kopyalanması halinde kaynak gösterilmesi zorunludur.

  • Instagram
  • Facebook